Best "Love Triangle" Turkish Dramas Online
Hayat neden Zeynep’in yüzüne gülmemiştir? Onun, yanında bakıcılık yaptığı insanlardan ne farkı vardır? O da rahat ve konforlu bir hayatı hak etmiyor mudur? Neden hayat ona gülmüyor, yalnızca zorluk çıkartıyordur?
Bu soruları tam da doğum gününde sorarken, Zeynep’in karşısına hayatını değiştirebilecek bir fırsat çıkar. Zeynep, erkek arkadaşı Alp’in kiraladığı arabada bir çanta dolusu para bulunca Alp’le tartışınca, kaza yaparlar. Zeynep’in iki seçeneği vardır: Ya kalıp Alp’in hayatını kurtaracaktır ya da parayı alıp kaçıp kendi hayatını...
Zeynep parayı alıp karanlığa karışır. Bulduğu bu paranın hayatın ona yıllardır çektirdiği çilenin borcu olarak görür. Bu parayla kendisini baştan aşağı yeniden yaratıp, yeni bir kişilik ve geçmişle kapağı cemiyete atacak ve oradan kendisine zengin bir koca bulacaktır.
Fakat Zeynep, kısa bir sürede bu işlerin masallarda yazdığı gibi olmadığını anlar. Cemiyetin küçük ve kapalı dünyasında herkes birbirini ve birbirinin ailesini çok iyi biliyordur. Çok daha planlı davranıp kendisine gerçek bir imaj yapması gerekiyordur. Ve en önemlisi de kendine doğru hedefi seçmesi...
Onur Köksal olur Zeynep’in hedefi. Bambaşka hayatları olsa da kaderleri benzerdir. İkisi de onlara hayatta değer veren tek insan olan annelerini kaybetmiş, ailelerinin içinde kendilerini hep yabancı hissetmişlerdir. Onur, ünlü iş adamı Hamit Köksal’ın en büyük oğlu ve ikinci eşi Harika’dan olmayan tek çocuğudur. Yakışıklı, akıllı ve başarılı olan Onur bütün kızların gözdesi olsa da hiçbir ilişkisi evlilikle sonuçlanmamıştır, bu sebeple Zeynep’in de ideal hedefidir.
Zeynep’in bu ailenin içinde tutunması, Onur ve Köksal ailesinin gözüne girmesi kadar zor olacaktır. Ve kendini gösterip herkesin gözüne girdikçe içinden daha da çıkılamaz bir durumun içine girecek; bulduğu paranın belası, geride bıraktığı ailesi, Alp ve sakladığı gerçekler sürekli peşinden bir gölge gibi gelecektir...
Bu soruları tam da doğum gününde sorarken, Zeynep’in karşısına hayatını değiştirebilecek bir fırsat çıkar. Zeynep, erkek arkadaşı Alp’in kiraladığı arabada bir çanta dolusu para bulunca Alp’le tartışınca, kaza yaparlar. Zeynep’in iki seçeneği vardır: Ya kalıp Alp’in hayatını kurtaracaktır ya da parayı alıp kaçıp kendi hayatını...
Zeynep parayı alıp karanlığa karışır. Bulduğu bu paranın hayatın ona yıllardır çektirdiği çilenin borcu olarak görür. Bu parayla kendisini baştan aşağı yeniden yaratıp, yeni bir kişilik ve geçmişle kapağı cemiyete atacak ve oradan kendisine zengin bir koca bulacaktır.
Fakat Zeynep, kısa bir sürede bu işlerin masallarda yazdığı gibi olmadığını anlar. Cemiyetin küçük ve kapalı dünyasında herkes birbirini ve birbirinin ailesini çok iyi biliyordur. Çok daha planlı davranıp kendisine gerçek bir imaj yapması gerekiyordur. Ve en önemlisi de kendine doğru hedefi seçmesi...
Onur Köksal olur Zeynep’in hedefi. Bambaşka hayatları olsa da kaderleri benzerdir. İkisi de onlara hayatta değer veren tek insan olan annelerini kaybetmiş, ailelerinin içinde kendilerini hep yabancı hissetmişlerdir. Onur, ünlü iş adamı Hamit Köksal’ın en büyük oğlu ve ikinci eşi Harika’dan olmayan tek çocuğudur. Yakışıklı, akıllı ve başarılı olan Onur bütün kızların gözdesi olsa da hiçbir ilişkisi evlilikle sonuçlanmamıştır, bu sebeple Zeynep’in de ideal hedefidir.
Zeynep’in bu ailenin içinde tutunması, Onur ve Köksal ailesinin gözüne girmesi kadar zor olacaktır. Ve kendini gösterip herkesin gözüne girdikçe içinden daha da çıkılamaz bir durumun içine girecek; bulduğu paranın belası, geride bıraktığı ailesi, Alp ve sakladığı gerçekler sürekli peşinden bir gölge gibi gelecektir...
Antakya’nın en büyük ve tek halı üreticisi olan Payidar ailesinin oğlu Aziz Payidar (Murat Yıldırım) refah ve zenginlik içinde bir hayat sürdürmektedir. Fransız delegesi Mösyö Pierre’in (Fırat Tanış) oğlu Teğmen Andre’yi öldürmesiyle Aziz’in kaderi değişir; doğduğu toprakları, biricik aşkını kısacası sahip olduğu her şeyi geride bırakmak zorunda kalır. İki yıl sonra öldü zannedilirken geri dönüşü herkes için beklenmedik olur. Artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. Aziz sahip olduğu her şeyi kaybetmekle kalmamış, Fransız işgali altındaki Antakya bıraktığından daha kötü bir hal almıştır. Üstelik ilk aşkı Dilruba (Damla Sönmez) da amcası Galip Payidar’ın (Ahmet Mümtaz Taylan) oğlu Adem (Güven Murat Akpınar) ile nişanlanmıştır.
Her şeye sil baştan başlamak zorunda kalan Aziz, verdiği hayat mücadelesi ile küllerinden yeniden doğarken; basit bir köylü kızı olan Efnan’ın (Simay Barlas) beklenmedik bir şekilde hayatına girmesi ile duygusal anlamda da ikilemde kalacak, yaşadığı yoğun duygu karmaşası sonrasında zamanla hem kendini hem de gerçek aşkını bulacaktır.
Her şeye sil baştan başlamak zorunda kalan Aziz, verdiği hayat mücadelesi ile küllerinden yeniden doğarken; basit bir köylü kızı olan Efnan’ın (Simay Barlas) beklenmedik bir şekilde hayatına girmesi ile duygusal anlamda da ikilemde kalacak, yaşadığı yoğun duygu karmaşası sonrasında zamanla hem kendini hem de gerçek aşkını bulacaktır.
Koçovalılar’ın düşmanları bitmiyor! Çağatay Erdenet’ten koltuğu devralan kardeşi Arık Böke’nin mahalleye gelip Yamaç Koçovalı’nın karşısına çıkması yepyeni bir fırtınanın başlangıcı oldu. Koçovalılar ile Erdenetler arasındaki mücadele çok daha çetinleşirken Çukur'un dördüncü sezonunda büyük merakla beklenen Cengiz Erdenet’in ipleri eline alması oyunun kurallarını tamamen değiştirecek.
Fazilet Hanım ve kızları mütevazı bir hayat süren kendi halinde bir ailedir. Hayatı boyunca zengin olma hayali kurmuş olan Fazilet Hanım başarılı olamamıştır. Eşi öldükten sonra, iki kızıyla birlikte, yaşadığı küçük evine sığdıramadığı hayalleriyle, fakirlik içinde yaşar. Kızlarını zorluklarla büyütmüş olan Fazilet Hanım onları kullanarak, yaşadığı hayata olan kızgınlığını ve geçmişiyle hesaplaşmasını sürdürmeye kararlıdır. Bu yolda en büyük destekçisi küçük kızı Ece’dir.Hayatında babasızlığın acısını fazlasıyla yaşamış ve zarar görmemek adına duygularını herkesten gizleyen Hazan ise, güzelliği yücelten annesine inat, sert bir mizaca sahiptir. Babasının ölümünden sorumlu tuttuğu annesiyle bir türlü yıldızı barışmayan Hazan, Fazilet’in zengin olma hayallerinin önündeki en büyük engeldir. Fazilet, bir gün çok zengin ve ünlü olacağına inandığı Ece’yi hayallerinin peşinden oradan oraya sürüklerken, Fazilet Hanım ve kızları saygın ve varlıklı bir aile olan Egemenler’le karşılaşır. Fazilet’in hayran olduğu Boğaz’ın incisi yalılardan birinde yaşayan Egemen Ailesi ve sahip oldukları zenginlik, Fazilet’in hayallerinin bile ötesindedir. Fazilet’in Egemenler’in hayatına girmesi, sadece Ece’nin değil, uzun zamandır ailenin başıboş ve çapkınlığıyla tanınan oğulları Sinan Egemen’e platonik bir aşkla bağlı olan Hazan’ın da hayatını geri dönülmez şekilde değiştirecektir. Fazilet Hanım ve kızları için yeni bir hayat başlamak üzeredir.
Arif ve Zekeriya, iki rakip kebapçıdır. Zola ve Çavi adındaki iki İtalyan'ın gelişi; ikisinin de hayatlarını altüst eder. Çavi, yıllar önce çekilmiş bir fotoğrafla babasını aramaya başlar. Zekeriya ve Arif, yıllar sonra ortaya çıkan bu çocuk meselesi yüzünden perişan olurlar. İki ezeli rakip, iş birliği yapmak zorunda kalır. Zola, mahallenin en güzel kızı Azra'ya aşık olur. Ancak Azra, Arif'in oğlu Ahmet'le ailelerinden gizli ve fırtınalı bir aşk yaşamaktadır. Rekabet, aşk, sırlar, kaçma kovalamaca, bakalım bu küçük mahalleye sığacak mı?
Serkan ve Eda, Serkan'ın kanser tedavisi sırasında zorlu günler yaşarlar. Zaten hastalık takıntısı olan Serkan, hastalığı atlattıktan sonra bambaşka bir adama dönüşür. Bağlanma korkusu gelişir, asla bir çocuk istemediğini söyler, evlilik tarihini sürekli erteler ve kendini işe verir. Eda'yla araları giderek açılır, sonunda ayrılırlar. Yıllar sonra karşılaştıklarında ikisini de bir sürpriz beklemektedir.
Genç yaşında iki çocuğuyla mücadele veren, tüm yoksunluğuna rağmen kendini çocuklarının mutluluğuna adayan, onlara hem anne hem de baba olan Asiye’nin hayatı, gözünden sakındığı kızı Nergis’in başına gelen felaketle tepetaklak olur. Bunun üzerine kızını korumak uğruna, çocuklarıyla beraber dönüşü olmayan bir yolculuğa sürüklenen Asiye’nin yolu, kendilerine yardım eden hiç tanımadığı bir yabancı olan Mahir ile kesişir. İnsani duygularla onlara yardımcı olan ve arabasına alan Mahir, verdiği bu kararla hem kendisinin hem de Asiye ve çocuklarının kaderini değiştireceğinden henüz habersizdir. Mahir sayesinde Demirhan Konağına sığınan Asiye için bu bir kurtuluş değil, yepyeni bir savaşın başlangıcıdır.
Geleneksellikle modernlik arasına sıkışmış Fatihli genç bir kız, Neriman’ın ilginç hayat hikâyesi… Bir yanda Neriman’ın Fatih’te birlikte büyüdüğü, çocukluk aşkı Şinasi… Diğer yanda modern İstanbul’un varlıklı üst sınıfından yakışıklı Macit… Çok farklı kültür ve değerler arasında bocalayan, duygusal gelgitler yaşayan genç bir kız, Neriman… Fatih Harbiye ‘aşk ile sevgi’nin çıkmazlarıyla izleyiciyi karşı karşıya bırakacak. Hayatı ve aşkı, tüm çelişkileri ve çatışmalarıyla sergilediği Peyami Safa’nın ölümsüz eserinden Fatih Harbiye…
Antakya’dan, İstanbul’a uzanan bir var olma mücadelesinin ekrana geleceği Zalim İstanbul’da; üç çocuğu ile Antakya’da yaşayan Seher’in, lojistik sektörünün devleri arasında yer alan ve aynı zamanda memleketlileri olan Agah Karaçay ile yollarının kesişmesi herkesi yeni bir sınava sokacak.
1977 yapımlı, başrollerinde Türkan Şoray ve Tarık Akan’ın oynadığı “Baraj” isimli filmin dizi uyarlaması olarak izleyici karşısına çıkacak olan yapımda Nazım’ın (Feyyaz Duman), internette bir arkadaşlık sitesinde Nehir’le (Biran Damla Yılmaz) tanışma hikayesi konu alınıyor. Birbirlerini hiç görmemiş olma durumu, Nehir’in fotoğrafını göndermesiyle değişir. Nehir’in çok güzel ve kendinden genç olduğunu düşünen Nazım yüzündeki yara yüzünden kendi fotoğrafını göndermeye çekinir ve Nehir’in ısrarı ve onu kaybetme korkusundan dolayı Nazım, baraj inşaatına İstanbul’un renkli hayatından sürgün gönderilmiş, yakışıklı ve çapkın bir genç olan Tarık’ın (Burak Yörük) fotoğrafını gönderir. Nehir’in fotoğraftaki Tarık’ı beğenmesi ve sürpriz bir şekilde baraja gelmesi işleri karıştıracaktır…
Haksever ailesi, hayatın tüm zorluklarına bir arada göğüs geren, birbirlerine sımsıkı bağlarla bağlı bir ailedir. Günnur ve Hamza, kızları; Ceylan, Müjgan ve Ayşe’nin iyiliği için canla başla çabalamakta, en karanlık anlarda bile birbirlerinin varlığına şükretmesini bilmektedirler. Bu sımsıcak ailenin kaderini değiştiren en büyük kızları Elvan’ın eve dönüşü olur. Evin fedakar kızı Ceylan ise sözlüsü Ömer’i büyük bir aşkla sevmektedir. Ceylan güçlü ve varlıklı bir aile olan Tanbay’ların evinde çalışmaya başlar. İşteki ilk gününde Ceylan, takıntılı ve sıra dışı bir adam olan Taylan Tanbay’la pek de hoş olmayan bir karşılaşma yaşar. Taylan genç kızın damarına basınca, Ceylan kimsenin erişemediği bu adamı herkesin önünde küçük düşürür ve işi bırakır. Şimdi Taylan’ın kapatması gereken önemli bir hesap vardır.
SAT komandosu Ali’nin (Caner Cindoruk), fırtınadan kurtardığı Defne (Damla Sönmez) ile yollarının kesiştiği tanıtımda ikilinin hikayesinin seyri merak uyandırıyor. Defne’nin (Damla Sönmez) gizemli hali Ali’nin (Caner Cindoruk) şüphelerini üzerine çekerken ortaya çıkan Ozan’ın (Serkan Altunorak) dengeleri nasıl değiştireceği heyecanla bekleniyor. Caner Cindoruk ve Damla Sönmez’in uyumu ise ilk tanıtımdan ilgi çekiyor.
Maviye Sürgün dizisinin hikayesi ise kısaca şöyle; uğradığı soruşturma sonrasında geçici süre açığa alınan başarılı SAT komandosu Ali (Caner Cindoruk), eşi Ayda’nın talihsiz ve ölümcül hastalık haberi ile çocuklarını ve eşini de yanına alarak; Çamlıkıyı'da butik otel işleten kayınpederi Salih’in (Hakan Salınmış) yanına taşınır. Taşınmadan kısa bir süre sonra Ayda'nın vefatı ile tüm aile derin bir yasa boğulur. Henüz acıları çok tazeyken bir gece denize açılan Ali, ufukta sürüklenen bir botu fark eder ve fırtınaya aldırmadan içindeki kadını kurtarır. Kurtardığı gizemli kadının adı Defne’dir (Damla Sönmez). Ali, yaşadığı kaza ile geçici hafıza kaybına uğrayan ve başına gelenleri hatırlamayan Defne'yi 'Tanrı Misafiri' olarak otele getirir. Parça parça hafızası yerine gelen Defne gerçek anlamda bir dolandırıcıdır. Geçmişinde bıraktığını sandığı Ozan (Serkan Altunorak) ile hiç beklenmedik bir şekilde bu kasabada burun buruna gelen Defne'nin kendi için bir çıkış̧ yolu aramaktan başka bir seçeneği yoktur.
Maviye Sürgün dizisinin hikayesi ise kısaca şöyle; uğradığı soruşturma sonrasında geçici süre açığa alınan başarılı SAT komandosu Ali (Caner Cindoruk), eşi Ayda’nın talihsiz ve ölümcül hastalık haberi ile çocuklarını ve eşini de yanına alarak; Çamlıkıyı'da butik otel işleten kayınpederi Salih’in (Hakan Salınmış) yanına taşınır. Taşınmadan kısa bir süre sonra Ayda'nın vefatı ile tüm aile derin bir yasa boğulur. Henüz acıları çok tazeyken bir gece denize açılan Ali, ufukta sürüklenen bir botu fark eder ve fırtınaya aldırmadan içindeki kadını kurtarır. Kurtardığı gizemli kadının adı Defne’dir (Damla Sönmez). Ali, yaşadığı kaza ile geçici hafıza kaybına uğrayan ve başına gelenleri hatırlamayan Defne'yi 'Tanrı Misafiri' olarak otele getirir. Parça parça hafızası yerine gelen Defne gerçek anlamda bir dolandırıcıdır. Geçmişinde bıraktığını sandığı Ozan (Serkan Altunorak) ile hiç beklenmedik bir şekilde bu kasabada burun buruna gelen Defne'nin kendi için bir çıkış̧ yolu aramaktan başka bir seçeneği yoktur.
Üniversiteye gitme planları yapan Gece, bir yandan da tüm yaz boyunca sevgilisi Emir ile müzik yapma hayalleri kurmaktadır. Ancak tüm hayalleri bir süreliğine askıya alınmak zorundadır. Çünkü özel bir çocuk olan kız kardeşi Gülce için İstanbul’un kalabalığı ve gürültüsü giderek daha da başa çıkılması zor bir hal almaya başlamıştır. Sevgilisini ve tüm hayallerini İstanbul’da bırakmak istemeyen Gece, bir anda kendisini ailesiyle birlikte Foça’da bulur. Hayatı bir anda alt üst olan Gece, kardeşinin yazıldığı yelken kulübünde eğitmenlik yapan Özgür ile tanışır. Özgür, anne ve babasını bir yangında kaybettikten sonra Asperger Sendromlu erkek kardeşi Rüzgar’a hayatını adamış yakışıklı bir gençtir. Gece, Özgür’le tanıştıkça hayata daha olgun bir yerden bakmayı, Özgür de Gece’den hayatı ertelememesi gerektiğini öğrenecektir. Ancak bu süreçte Gece’nin sevgilisi Emir’in Foça’ya gelişiyle ikilinin arasında aşılması zor duvarlar oluşur. Gece, gerçek aşkın peşinden gitmeye cesaret edebilecek midir? “Dönence” içimizi ısıtacak sıcacık bir gençlik draması…
The series follows the story of Serhat (Şen), a highly successful surgeon who traded the destiny his homeland had in store for him for building a completely different life for himself in Istanbul. This decision leads him to Melek (Pusat), whom Serhat immediately falls in love with and secretly marries without his family knowing, but fate has an unforeseen surprise waiting for him.
Forced to return to Urfa, Serhat finds himself in the middle of the past he has been running from for years, living in the shadow of two rival families. Pushed to accept the values he once rejected and transform from a career-driven surgeon to agha, Serhat faces a difficult choice, which is only exacerbated when his family asks that he marry Yıldız (Yılmaz) to end the feud completely. As Melek arrives in Serhat’s homeland in hopes of reuniting with her love, Serhat is torn between his heart and his conscience, and he must face the weight of his past.
Love, loyalty, and power intertwine, and hidden secrets slowly come to light because no one in this mansion is as innocent as they seem. Everyone has a secret they’ve buried inside and a past they carry in silence.
Forced to return to Urfa, Serhat finds himself in the middle of the past he has been running from for years, living in the shadow of two rival families. Pushed to accept the values he once rejected and transform from a career-driven surgeon to agha, Serhat faces a difficult choice, which is only exacerbated when his family asks that he marry Yıldız (Yılmaz) to end the feud completely. As Melek arrives in Serhat’s homeland in hopes of reuniting with her love, Serhat is torn between his heart and his conscience, and he must face the weight of his past.
Love, loyalty, and power intertwine, and hidden secrets slowly come to light because no one in this mansion is as innocent as they seem. Everyone has a secret they’ve buried inside and a past they carry in silence.
Hikayesi bir masal gibi başlayan Azra'nın hayatı kısa sürede bir kabusa dönüşür. Karaaslan ailesinin gelini olarak dışarıdan kusursuz görünen bir hayat sürse de bu ihtişamın ardında karanlık sırlar gizlidir.
Kızıyla birlikte kaçmaya çalışırken büyük bir bedel ödemek zorunda kalan Azra, ona yeniden kavuşabilmek için tek bir çıkış yolu bulur: yüzünü değiştirip başka biri olarak o eve geri dönmek. Bu yolculukta başarılı estetik cerrah Barış Saygıner'le tanışır ve ameliyat masasında yalnızca yüzünü değil, kaderini de yeniden yazar. Ancak geçmişin gölgeleri ve imkânsız bir aşk, Azra'nın önündeki en büyük sınav olacaktır.
Kızıyla birlikte kaçmaya çalışırken büyük bir bedel ödemek zorunda kalan Azra, ona yeniden kavuşabilmek için tek bir çıkış yolu bulur: yüzünü değiştirip başka biri olarak o eve geri dönmek. Bu yolculukta başarılı estetik cerrah Barış Saygıner'le tanışır ve ameliyat masasında yalnızca yüzünü değil, kaderini de yeniden yazar. Ancak geçmişin gölgeleri ve imkânsız bir aşk, Azra'nın önündeki en büyük sınav olacaktır.